28 Şubat 2016 Pazar

Mutlu yıllar bana!

36 yıl, dile kolay...

Bazen su gibi akıp giden, bazen hiç bitmeyecekmiş gibi gelen. Bazen el oğlu kadar acımasız, bazen ana kucağı kadar sevecen. Bazen "flight of the bumblebee" gerginliğinde, bazen de "come away with me" tadında huzur dolu. Bazen 32 diş kahkahalı, bazen de ziyadesiyle gözyaşlı 36 yıl...

Yazları pişik ve mutlu, kışları donuk ve depresif, baharları nemli ve çiçekli, ama 4 mevsim hep rüzgarlı, hep yeşil, hep alık balık...

Babadan gelme doğuştan türkücü, sonra bir dönem metalci, bir dönem jiletçi, forever Sezenci ve fakat her daim sağlam dinleyici...

Bir ara kuşlu, bir ara balıklı, bir ara civcivli, içten içe hep kedili, hatta keşke daha çok kedili!

İlk gençlikte vişne votkalı, Efes'li, tekilalı, yetişkinlikte martinili, Samuel Adams'lı, cin tonikli, zaman zaman da tabii başı dumanlı...

Sürekli çok gezmeli tozmalı, ama para yokken karayollu, ama para çokken havayollu, çok az biraz da denizyollu, ama bi şekilde çok şükür hep yollu!

Yaz aşkı, kış aşkı, platonik aşkı, uzatmalı aşkı, çıtırı kıtırı, şarapçısı perdecisi, boşanmışı bekarı, sünnetlisi sünnetsizi, uzunu kısası, sarışını esmeri, az kıllısı çok kıllısı ama hep sakallısı, fuck body, love body, nobody, hep aşklı hep meşkli...

Bir ara ev telefonlu, commodore 64l'ü, şu ara cep telefonlu internetli. Bir ara walkmanli discmanli, bu ara mp3'lü itunes'lu. Bir ara Kelebek mobilyalı, şu ara Ikea'lı. Bir ara icq'lu mirc'lı, bu ara instagram'lı, tinder'lı. Malesef nostaljiye hep hasretli...

Hep "-sız" ve "-lı" olarak ikiye ayrılan: kedili-kedisiz, manitalı-manitasız, taraflı-tarafsız, mutlu-mutsuz, sigaralı-sigarasız, paralı-parasız, huylu-huysuz, ama hep yapmacıksız, hep kötüsüz, hep kıyımsız, hep içtenli, hep naifli, hep güzel anneli, güzel babalı, güzel kardeşli, hep güzel arkadaşlı...

O halde bana mutlu yıllardı!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder