13 Eylül 2010 Pazartesi

the doors tribute

18 yaşımdan beri baş parmağıma taktığım yüzükleri çıkardım bugün. Marttan beri taktığım bilekliği çıkardım bugün. Hazirandan beri taktığım kolyeyi çıkardım bugün. 2 senedir taktığım inci küpeyi çıkardım bugün. 20 küsür yaşlarımdan beri kulağımın herhangi bir deliğinde illaki yer alan Pışlak'ın küpesini çıkardım bugün. Deri halhalımı ve ojelerimi de çıkardım bugün. Geri yerleştirebilecek miyim acaba bu parçaları?? İnsan parçası gibi olan aksesuarları bu yüzden çıkarmak istemiyor belki de, bir daha takamamaktan, takmak istememekten korkuyor belki de. Belki de küçük organımla birlikte başparmak yüzüğüm de benden ayrılmış olacak yarın itibariyle. Yanlış anlaşılmasın, şu an için öyle organ kaybıyla ilgili duygusal bir olayım yok, pek hissiyatsızım esasen bu bağlamda. Yarın da aynı hissiyatsızlık devam eder mi göriciiiiz.

Yarın iyi bir kafayı bulasım var. Zaten gelen giden kendi eğlencesinde olacak, beni sosyalleşmek için maşa gibi kullanacak olan ziyaretçilerimin yaratacağı keşmekeşden ben de kafam güzel olacağı için pek birşey anlamayacağım muhtemelen. Acaba odaya çıkınca hayvan gibi acıkmış, jumbocheese sayıklıyor olacak miyim?? Yoksa bu işler böyle olmuyor mu, yoksa insanın canı hiçbişey yemek istemiyor mu?? Sanki açlıktan ölecekmiş gibi bi hisse kapılırım gibi geliyor ama o gelen tatsız tuzsuz yemekler de insanın iştahını bir daha açılmamak üzere kapayabilir de.. Ben bugun gayet nizami beslendim, akşam yemeginden sonra bi daha hiçbişey yiyemeyeceğim diye abartabilirdim, karakterim müsait, ama yapmadım, insan gibi yedim.

Şimdi son bir sigara içeceğim. Zaten bugun 1 tane içtim, şimdi 1 tane daha hak tanıyorum kendime. Ve sakin bir uyku, stres yok heyecan yok. Tek sıkıntı hastane için gecelik alışverişinde bulabildiğim düz gri geceliğe bir şey olursa yedek olarak annemin biryerlerden çıkardığı çiçekli nine geceliğini giymek durumunda kalma ihtimalim..

Aslında bilgisayarım yanımda olsa da kafam iyiyken de birşeyler yazsam fena olmazdı dimi?

Acaba ameliyat sırasında hastanın isteği üzerine fonda doors çalınmasına izin verirler mi? O zaman şöyle bir rüya görebilirdim: yaz tatilimde spanish caravanıma atlayıp love streete tatile gidiyorum. Orda herşey çok güzel ama when the music's over, biraz people are strange. Herkes yanıma gelip Hello, i love you won't you tell me your name diyerek benimle tanışmaya çalışıyor. Ve ben de feci sıkılıp bu ortamdan kurtulmak için koşarak break on through to the other side ediyorum. The End.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder